Merhaba arkadaşlar! Bu içerikte “Keçi etinin kıyması olur mu” ile ilgili en güncel bilgileri sizlerle paylaşacağız. Keçi etinin kıyması olur mu? Geleceğe dair sıradan bir sorunun hayatıma açtığı kapı Ankara’da yaşıyorum. 28 yaşındayım ve hayatımın büyük kısmı ekranlara bakarak, veriye ve değişime odaklanarak geçti. Ama son zamanlarda garip bir şekilde daha “basit” görünen şeyler zihnimi daha çok kurcalıyor. Mesela şu soru: Keçi etinin kıyması olur mu? İlk bakışta sıradan bir mutfak sorusu gibi. Ama biraz düşününce bunun sadece yemekle ilgili olmadığını fark ediyorum. Tedarik zincirinden üretime, beslenme alışkanlıklarından geleceğin şehir yaşamına kadar uzanan bir konuya dönüşüyor. Özellikle de önümüzdeki 5-10…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Anadolu Üniversitesi Türkiye’de Kaçıncı Sırada? Sıralamadan Daha Derin Bir Soru: Üniversite, İktidar ve Toplumsal Düzen Toplumsal düzeni anlamaya çalışan bir göz için üniversite sıralamaları yalnızca sayısal verilerden ibaret değildir. Her sıralama, aslında belirli bir değerler rejiminin, ölçme biçiminin ve dolaylı olarak bir iktidar ilişkisinin ürünüdür. “Anadolu Üniversitesi Türkiye’de kaçıncı sırada?” sorusu bu yüzden yalnızca akademik bir merak değil, aynı zamanda bilgi üretiminin nasıl hiyerarşileştirildiğine dair siyasal bir sorudur. Türkiye’de yükseköğretim kurumları farklı ulusal ve uluslararası değerlendirme sistemlerine göre sıralanır. Bu sıralamalarda Anadolu Üniversitesi genellikle orta-üst band içinde konumlanır; özellikle açıköğretim sistemi, öğrenci sayısı ve erişilebilirlik kapasitesi açısından ülkenin en özgün…
Yorum BırakHMK 248-249 maddesi nedir? (Mahkeme salonunda “Ben konuşmayayım mı?” demenin hukukî versiyonu) İzmir’de sabah uyanıp “bugün hayatımı düzene sokuyorum” diye kendine söz verip 15 dakika sonra kahveyle birlikte o sözü de yutan biriyim. Bir yandan da kafam sürekli çalışıyor; bazen fazla çalışıyor, hatta “kardeşim biraz sus” diye iç sesim bile bana müdahale ediyor. Geçen gün bir arkadaş ortamında konu döndü dolaştı HMK 248-249 maddesi nedir? meselesine geldi. Normalde böyle bir cümle duyunca insanların gözleri hafif kısılır, beyin “ben buradan çıkıyorum” moduna girer ama nedense ben tam tersine kafamda bir sahne kurdum: Mahkeme salonu… herkes ciddi… hâkim bakıyor… ben tanık sandalyesinde……
Yorum BırakMerhaba! Doyi sayfasında bugün “30 gram protein nelerde var” konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz. 30 gram protein nelerde var? Günlük hayatın içinde saklı hesaplar Bazen marketten dönerken poşetleri mutfağa bırakıp bir köşeye oturuyorum ve kendi kendime şu basit soruyu soruyorum: “30 gram protein nelerde var?” Bu soru aslında ilk bakışta sadece spor yapanların, diyetle uğraşanların meselesi gibi görünüyor ama işin içine girdikçe bunun çok daha gündelik, çok daha “hayatın içinden” bir hesap olduğunu fark ediyorsun. Ankara’da yaşarken özellikle kış aylarında evde geçirilen zaman artıyor. Soğukta dışarı çıkmak istemeyince mutfakla daha çok vakit geçiriyorsun. Üniversite yıllarında ekonomi okurken de aynı şey…
Yorum BırakKelimeler, yalnızca anlam taşıyan işaretler değil; gerçekliği eğip büken, maddeleri bile zihnin içinde yeniden biçimlendiren görünmez birer mühendisliktir. Bir anlatının içinde su, bazen yalnızca H₂O değildir; bazen hafızadır, bazen unutma, bazen de sınanmış bir dayanıklılığın edebi karşılığıdır. İşte tam da bu nedenle “alüminyum folyo suya dayanıklı mıdır?” sorusu, teknik bir meraktan çok, metinlerin birbirine değdiği bir edebi çatlak gibi okunabilir. Alüminyum Folyo ve Metnin Su ile İmtihanı Doyi sayfasında bu kez Alüminyum folyo suya dayanıklı mıdır üzerine kapsamlı bir içerikle karşınızdayız. Su: Edebiyatta Daima Bir Sınır Unsuru Edebiyat tarihinde su, çoğu zaman bir geçiş metaforu olarak karşımıza çıkar. Homeros’un denizleri,…
Yorum BırakMerhaba! Doyi sayfasına hoş geldiniz. Bugün gündemimizde “Katmer ne demek çiçek” var. Doyi ekibi olarak “Katmer ne demek çiçek” konusunu sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyduk. Sağlıklı ve mutlu günler! Katmer sağlıklı mı? Ankara sokaklarından mutfağa uzanan bir sorgulama Ankara’da sabahları hava ne kadar sert olursa olsun, Kızılay tarafında yürürken bir fırından yükselen tereyağı kokusu insanın zihnini yumuşatıyor. Özellikle hafta sonları… O incecik açılmış hamurun kat kat yağla buluşup fırından çıkmasıyla oluşan o koku, “bugün biraz kendini şımart” diyor sanki. Ben de ekonomi mezunu, günlerini veri tabloları ve makro göstergeler arasında geçiren biri olarak bazen bu basit anlara fazla anlam yüklüyorum. Son…
Yorum BırakKaynakların Kıtlığı, Sağlık Algısı ve Tüketim Kararlarının Ekonomik Anatomisi Bugün Doyi ile Alüminyum içeren kremler zararlı mıdır arasında kapsamlı bir bağ kuruyor, konuyu farklı yönleriyle açıyoruz. Günlük yaşamda kullandığımız kozmetik ürünler, yalnızca kişisel bakım tercihlerinin sonucu değildir; aynı zamanda sınırlı kaynakların nasıl tahsis edildiğini gösteren küçük ekonomik kararlardır. Alüminyum içeren kremler ve özellikle antiperspirant ürünler söz konusu olduğunda tartışma çoğu zaman “zararlı mı?” sorusuna sıkışır. Oysa ekonomik açıdan mesele bundan daha geniştir: bilgi eksikliği, risk algısı, piyasa fiyatlaması ve toplumsal refah arasındaki karmaşık bir denge. Alüminyum bazlı bileşenler, ter bezlerini geçici olarak bloke ederek etki gösterir. Ancak bu kimyasal işleyişin…
Yorum Bırakİç hastalıkları nasıl yazılır? Günlük hayattan akademik dile uzanan bir dil meselesi Merhaba! Doyi sayfasında bugün “İç hastalıkları nasıl yazılır” konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz. Bursa’da yaşayan, sabahları işe giderken metroda insanların telefonlarında sağlıkla ilgili şeyler aradığını fark eden biri olarak şunu çok net söyleyebilirim: “İç hastalıkları nasıl yazılır?” sorusu aslında sadece bir yazım meselesi değil. İnsanların sağlık sistemiyle, hastanelerle ve hatta kelimelerle kurduğu ilişkinin küçük ama çok anlamlı bir parçası. Bir gün ben de kendimi Google’da bu ifadeyi ararken bulmuştum. “İç hastalıkları nasıl yazılır?” diye yazarken aslında doğru yazımı öğrenmekten çok, bu kavramın ne anlama geldiğini ve neden bazen…
Yorum Bırak“Altın yerde paslanmaz, taş yağmurda ıslanmaz” Sözü Üzerine Siyasal Bir Okuma Bir toplumun siyasal düzenini anlamaya çalışırken, çoğu zaman en basit görünen sözlerin bile derin bir toplumsal teoriye kapı araladığını fark ederiz. “Altın yerde paslanmaz, taş yağmurda ıslanmaz” ifadesi de ilk bakışta bir tür kader, dayanıklılık ya da değişmezlik anlatısı gibi görünür. Fakat siyaset bilimi açısından bu tür sözler, yalnızca bireysel erdemleri değil; güç ilişkilerinin nasıl algılandığını, toplumsal hiyerarşinin nasıl meşrulaştırıldığını ve kurumların sürekliliğinin nasıl düşünüldüğünü anlamak için verimli bir analiz alanı sunar. Bu söz, yüzeyde “gerçek değerlerin koşullardan etkilenmeyeceği” fikrini taşır. Ancak daha derin bir okumada, iktidarın doğallaştırılması, toplumsal…
Yorum BırakMerhaba Doyi okurları! Bugün sizlerle “Banket düzeni ne anlama gelir” konusunu ele alacağız. Banket Arabası nedir? Günlük hayatta çoğu insanın dikkatini çekmeden çalışan ama aslında büyük organizasyonların görünmez kahramanlarından biri olan bir ekipman düşünün: tekerlekli, düzenli, sessiz ve neredeyse hiç yorulmadan onlarca kişilik servis yükünü taşıyan bir araç. Banket arabası tam olarak bu tanıma uyuyor. En basit haliyle söylemek gerekirse, banket arabası; toplu yemek servislerinde yiyeceklerin taşınması, sıcaklığının korunması ve düzenli şekilde servis alanına ulaştırılması için kullanılan özel tasarlanmış tekerlekli taşıma sistemidir. Bu ekipman özellikle otellerde, hastanelerde, büyük yemek organizasyonlarında ve kurumsal mutfaklarda karşımıza çıkar. Fakat çoğu zaman arka planda…
Yorum Bırak